29 Mayıs 2011 - Papermoon

29 Mayıs 2011 - Papermoon
Kızım kupa resmi yapar ve Baskan'a imzalatır

20 Şubat 2017 Pazartesi

"Beş yılda bir"den "Altı yılda bir"e...

Hayır. Size yeni bir "Alex özlemi" yazısı yazmayacağım.

Sizi alıp Fenerbahçe'nin futbol anlayışının nasıl değiştiğini, bu değişimin sonucunda ortaya çıkan kadro erozyonunun köküne götüreceğim.

Hatırlıyor musunuz şu "beş yılda bir şampiyon" söylemini? Aykut Kocaman 2010 yılında Young Boys'a elendiğimiz günün akşamı "Alex'i oyundan niçin çıkardınız?" sorusuna cevaben Alex'i itibarsızlaşmak için bu cümleyi kurmuştu.

Aslında "altı yılda iki" olan bu istatistiği kendi argümanı lehine manipule etmesini bir kenara bırakalım...

Bugün size Alex gittiğinden beri altı sezon geçmiş olduğunu hatırlatıp, "bu altı sezonda sadece bir şampiyonluk gelmiş olduğunun farkında mısınız? diye soracağım. Kocaman'ın manipüle edilmiş istatistiğini bile geçtik.

Fenerbahçe ne zaman ki genlerine işlemiş olan yetenekli futbolcular üzerine kurulmuş "yakışıklı futbol"dan taviz verip "koşu mesafesi" hesaplarına girdi, işte o günden beri, Ersun Yanal'ın verdiği hayat öpücüğünden başka, iki yakası bir araya gelemedi. 

Aykut Kocaman 7 sene önce sevmediği Alex'i itibarsızlaştırmaya çalışırken aslında ekmeğini yediği kulübün yerleşik futbol anlayışına, hatta kendi kariyerine bile ihanet ettiğinin farkında mıydı acaba?

O gün o söyleme alkış tutanlar bu yaşanan yedi seneden sorumludurlar...

Onlar Aurelio, Appiah, Emre yerine Jozef'e, Topal'a, Tuncay, Anelka yerine Volkan Şen'e, Aatif'a, Gökhan Gönül, Roberto Carlos yerine Şener'e, İsmail'e, Alex yerine Salih'e, Deivid yerine Fernandao'ya mustehaktırlar.

Siz yeteneği ön plana çıkarmazsanız, bir Pazar gündüz güneş altında oynana maça 10.000 kişiyi toplayamazsınız...

Siz tercihlerinizi "adam eksilten" futbolcuya kullanmak yerine "koşu mesafesi" peşinde koşar, yeteneğe saygı duymayıp "futbol değişti mirim" konulu konuşmalara alkış tutarsanız Kocaman'ın manipüle edilmiş söylemini bile arar olursunuz.

Aziz Yıldırım'ın koskoca Fenerbahçe'nin Aykut Kocaman'ın izinde "yeteneksiz topçu sürüsü" haline gelmesindeki payını da vermeden konuyu kapatmayalım.

"Yahu Nisan ayında bizi şampiyon yapan Ersun Yanal, 8 sene bu kulübe en mükemmel şekilde hizmet veren Alex nasıl bir suç işlediler de bir kere affedilmediler, derbi maçında formasını çıkarıp sahayı terkeden Emenike iki kere, üç kere nasıl affediliyor" diye sormaya kalkınca da Başkanınızdan  "Emenike Fenerbahçe için içeride yattı" cevabı alırsınız.

Fenerbahçe'de işlerin bir boyutu da yetenek, performans filan değil "içeride yatıp, yatmamaktır" çünkü...

O'nun gözünde "Gökhan paracı", "Alex twitçi", "Yanal alemci", "Caner serefsiz", "o kulübün kapısından giremez", "diğeri bacadan çıkamaz"...

Sonunda kalırsın işte Volkan'a, Aatif'a, Jozef'e... 

Ama bir konuşursan yer yerinden oynayacak değil mi Sayın Başkan?